202005.11
1

HAKKIMDA INTERPOL KIRMIZI BÜLTEN – AVRUPA TUTUKLAMA MÜZEKKERESİ (EAW) VAR MIDIR? NASIL ÖĞRENİRİM? VAR İSE NASIL SİLDİRİRİM. ULUSLARARASI SEVİYEDEKİ ADLİ ve POLİS VERİLERİNE ULAŞMAK MÜMKÜN MÜ?, Av. Arb. Umut METİN

HAKKIMDA INTERPOL KIRMIZI BÜLTEN – AVRUPA TUTUKLAMA MÜZEKKERESİ (EAW) VAR MIDIR?

NASIL ÖĞRENİRİM? VAR İSE NASIL SİLDİRİRİM.

ULUSLARARASI SEVİYEDEKİ ADLİ ve POLİS VERİLERİNE ULAŞMAK MÜMKÜN MÜ?

 

Av. Arb. Umut METİN


Her şeyden önce bilinmelidir ki, hangi ülkeye olursa olsun her tür uluslararası seyahatinizde yabancı bir ülkeye girerken ister havayolunu, ister havalimanını kullanın, isterse kara sınır kapısını veya limanları kullanın her koşulda kolluk güçleri tarafından pasaport bilgileriniz kontrol edilmektedir.

Bu uygulama giriş yapacağınız ülkenin egemenlik haklarından kaynaklanmakta olup, hukuka uygun ve son derece de normaldir. Her devletin egemenlik alanı ilkesel olarak kendi sınırları ile çizili olduğuna göre, sınır kapılarında, giriş noktalarında, sınırlarda kontrol gayet olağan ve olması da gereken bir uygulamadır.

Kolluk güçleri kontrol ve güvenlik amacıyla pasaportları bir takım veri tabanlarında, bilgi sistemlerinde sorgulamaktadır. Bu veri tabanları genellikle ulusal düzeyde tutulan yani ülkeye özgü veri tabanları ve Interpol veya Schengen Bilgi sistemleridir.


Schengen Bilgi Sistemindeki Bilgiler Şahıslara ve Araçlara Ait Olmak Üzere 2 (iki) Kategoridedir.

AB ülkeleri genellikle ve birincil kural olarak Schengen Bilgi Sisteminde sorgu yapmaktadır. Interpol Bilgi sistemi AB ülkeleri için tali (ikincil) sorgulama sistemidir.[1]  AB dışındaki ülkeler ise çoğunlukla Ulusal Veri tabanlarını kullanmanın yanı sıra Interpol Bilgi Sistemi üzerinden de sorgulama yapmaktadır. Ancak bu isteğe bağlıdır. Her ne kadar Interpol Genel Sekreterliği tüm üye devletleri sınırlarda İnterpol sistemini kullanmaya davet etmiş olsa da, söz konusu tavsiye kararlarının bağlayıcılığı yoktur. Bazı ülkeler Interpol Bilgi Sistemini sınırlarında (ülkeye giriş-çıkış kapılarında) kullanmayabilmektedir.


Ancak AB ülkeleri için Schengen Bilgi Sistemi sorgusu şarttır. İstisnası yoktur.

Pasaport kontrollerinde fark etmesenizde, AB ülkelerine giriş ve çıkışlarda İnterpol sorgu sistemine tabi olmayanımız yoktur. Bu sistemlerde uluslararası düzeyde aranıp aranmadığınız, kullanmış olduğunuz aracın çalıntı olup olmadığı (araca ilişkin yaptırım kararları), Schengen Bölgesine giriş yasağınızın olup olmadığı gibi birçok durum kontrol edilmektedir.

Özellikle AB ülkelerine alınacak vizelerde veya giriş vizeniz olsa bile sınır giriş noktalarında, havalimanlarında AB ülke girişlerinde yapılan sorgularda, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak yaşanabilecek bir takım sorun ve kötü sürprizler de olabilmektedir.


Uluslararası arama kaydım olup olmadığını öğrenebilir miyim?

Ülkemiz AB üye ülkesi olmadığından, Schengen Bölgesi ve dolayısıyla Schengen Bilgi Sistemine dahil değildir. Bu nedenle ulusal düzeyde, yani ülkemiz içinde yapılacak bir başvuru ile uluslararası arama kaydınızın olup olmadığını öğrenmek pek de mümkün olamayacaktır. Diğer bir anlatımla, Schengen Bilgi Sistemi’nde kaydınızın olup olmadığını ve bir kayıt varsa özgürlüğünüze olası etkisini öğrenme isteğiniz ulusal düzeyde (ülkemizde yapılan bir işlemde) cevapsız kalacak veya kalabilecektir. Bu bir risktir.

Daha anlaşılır olması açısından bir örnek verirsek; Hollanda ülkesi tarafından bir Türk vatandaşı için hem Interpol Kırmızı Bülten / Difüzyon; keza Schengen Bilgi Sisteminde yayınlanmak üzere ayrıca Avrupa Tutuklama Müzekkeresi[2] (EAW) çıkartıldığını düşünelim.

Interpol Kırmızı Bülten açısından Hollanda’nın bu vatandaşımız için çıkartmış olduğu Bülten kararının elbette Adalet Bakanlığımız Uluslararası Adli Yardımlaşma Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan hakimlerimizin olumsuz karar vermeleri halinde ülkemiz açısından bir bağlayıcılığı bulunmayacaktır. Vatandaşımız ülke içerisinde tutuklanmayacak ve serbestçe hayatını sürdürebilecektir.

Ülkemizde özgür ve serbest olan ancak başka ülkede başına ne gelebileceğini, yurtdışına turizm, iş veya ailevi nedenlerle acil bir halde zorunlu kaldığında dahi çıkıp çıkamayacağı, çıkarsa başına başka ülkenin daha giriş noktasında ne gelip ne gelmeyeceği baş ağrıtıcı sorular olarak hep zihninde kalacaktır. Özellikle ülke dışı yatırımları veya ticari ilişkileri olanların bu halde olması, bir anlamda uluslararası seyahat planı yapamaması, maddi yönüyle de önemli zarar ve kayıplara neden olabilmektedir.


Schengen Bilgi Sistemindeki şahıs verileri;

  • Hakkınızda tutuklama kararı olup olmadığı,
  • Tutuklama dışında adli bir soruşturma kapsamında aranıp aranmadığınız,
  • AB üyesi olmayan ülke vatandaşları için giriş yasağı olup olmadığı gibi verilerdir

AB üye devleti olmayan ülkemizin Interpol`e üye bir devlet durumundadır. Bu nedenle verdiğimiz örnekte Hollanda ülkesinin vatandaşımız için çıkartmış olduğu Kırmızı Bülten’e iptale varacak etkiyle itiraz edilebilecektir. Ancak bu mekanizmanın titiz ve sağlam hukuki argümanlara oturması özel önemdedir. Her başvuru, bültenin (kırmızı bülten) iptal edileceği anlamı taşımayacaktır. Bu haliyle her bültenin temelindeki somut olay ve şartlar ile hukuki analiz belirleyici değer taşımaktadır. İleri sürülen sebeplerle bülten iptal edilmese dahi, Türkiye Kırmızı Bülteni tanımadığını beyan edebilir. Buraya kadar ki süreç sadece bir aşamadır. Sonrasında başka ihtimaller de devreye girebilmektedir. Bir de dikkat etmek gerekir ki kırmızı bültenin iptali ile kırmızı bültenin yayınlanmasına sebep olan mahkeme kararının iptali aynı şey değildir. Ülkeye özgü tutuklama emri mahkeme kararı oldukça devam eder. Kırmızı bültenin iptali, tutuklama emrinin uluslararası olma niteliğini kaybettirir. Bu haliyle kırmızı bültenin iptali oldukça önemli bir fayda sağlamaktadır.


Kırmızı Bülten iptal edilirse, yurtdışına çıkabilir miyim?

Diyelim ki, kırmızı bülteni (difüzyon)  iptal edilmesini sağladık. Vatandaşımız hakkındaki Kırmızı Bülten iptal edildi, diye serbestçe Türkiye dışına çıkabilecek midir?  Hollanda’nın Schengen Bilgi Sistemine yayınladığı Avrupa Tutuklama Müzekkeresi akıbeti ne olacaktır?

Böyle bir Avrupa Tutuklama Müzekkeresi olduğundan, ülkemiz vatandaşının da, ülkemiz kurumlarının da haberi kuvvetle muhtemeldir ki olmayacaktır. Bu uluslararası aranma halinde dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Önemli ve özgürlüğü etkileyen bir ayrıntıdır. Türkiye olarak, AB üye ülkesi olmadığımıza göre Türkiye’de bu durumu sorgulayacak mekanizma da bulunmamaktadır. Bu tür kayıtların veri sistemleri arası bir bağ da olmadığından GBT veya başka isimli bir sorguyla da cevabı alınamaz.

Dolayısıyla vatandaşımız cesur ama kanımızca yersiz bir deneme yapayım diyerek Bulgaristan`a – Yunanistan’a veya herhangi bir Schengen ülkesine adımını attığında Interpol Kırmızı Bülten nedeniyle değil, ama bu sefer de hakkındaki Avrupa Tutuklama Müzekeresi’nden (Eaw) dolayı tutuklanabilecektir. Bilgisiz ve bizce gereksiz risk alınarak yapılan bu tür denemeler maalesef uzun yıllar özgürlüğü alınan birçok mağdur yaratabilmektedir.


Interpol Kırmızı Bültenleri;

  • Aranan Şahısların İADESİ Amacıyla Yerinin Tespit Edilmesi,
  • Aranan Şahısların TUTUKLANMASI amaçlıdır.

Kırmızı Bülten’in tam olarak uygulanması Kırmızı Bülten kararlarının vatandaş tabiiyeti açısından muhatap ülkenin iç hukuku tarafından da tanınmış olması gerekmektedir. Yukarıda anlattığımız özgürlüğünü deneme riskini alan kötü örneklerden kaçınabilmek için vatandaşın aklına gelen soru doğal olarak “Uluslararası düzeydeki adli / kolluk işbirliği amacıyla tutulan kayıtlarda ismimin ve aleyhimde bir kararın yer alıp almadığını öğrenebilir miyiz, öğrenebilirsek nasıl öğrenebileceğiz?”

Avukat Yardımı Olmadan Kişinin Kendi Başvurusunu Şahsen Yapması Oldukça Risklidir.

Devamla akla gelen diğer sorular,

  • Hakkımızda yanlış veya hatalı kayıt tutulup tutulmadığını, varsa bu kayıtların, yanlışlıkların düzeltilmesini nasıl talep edeceğiz?

  • Benim bu işleri doğrudan yapmam, bir manada sobelenmeme sebep oluyorsa, vekâlet versem, avukatım beni temsilen bu tür bir kaydı ortadan kaldırmak, düzeltmek için başvuru yapabilir mi?

Net olarak ifade etmek gerekir ki sorulara cevabımız olumludur. Bu halde, aranma, tutuklama kapsamındaki kayıt ve verilerin nitelikli kişisel veri olduğu hususuna dikkat edilerek, bu verilere ulaşmaya imkân veren ve sorun yaşayan vatandaşın sorununa ilişkin yurt içi ve yurtdışı tüm idari, adli süreçleri kapsayan bir vekâletnamenin avukatına en başta teslimi gerekir.

İşin niteliği kişinin şahsen değil, avukat aracılığıyla başvuru yapmasını gerektirmekte ve hatta kanımızca zorunlu kılmaktadır. Tersi durum aşağıdaki şekilde bir konuşmaya imkân verebilecektir.

VATANDAŞ    : “Merhaba, adım A…Z… arama veya tutuklanma kaydım var mı?” sorusuna

POLİS                         : “Çok şanssız bir gündesiniz, bu da kelepçeniz..” cevabı almayı kimse istemez diye düşünüyoruz.

Bu başvuruları yapmanın yolları gerek Interpol Genel Sekreterliği, gerekse Schengen Bilgi Sistemi Veri Koruma kural ve usullerini incelemekle anlaşılabilecektir. Lakin uygulama ile oluşan tecrübe birçok yorumu ve doğal olarak kararı da şekillendirebilmektedir. Bu noktada genel bilgi olarak, öncelikle Interpol Genel Sekreterliğince tutulan olası kayıtlarınıza erişim hakkınızı nasıl kullanacağınızı tespit edelim. İkinci olarak da Schengen Bilgi sistemindeki kayıtlarınıza erişim hakkı konusunu inceleyelim.

Interpol Genel Sekreterliği tarafından tutulan kayıtlar aslında 194 üye ülke tarafından paylaşılan verilerin bir toplamıdır. Dolayısıyla tutulan kayıtlar hakkında söz sahibi, sorgulanan verinin sahibi olan ülke olacaktır. Verdiğimiz örnek üzerinden devam edecek olursak Interpol Genel Sekreterliğine yapılacak olan bir başvuruda kayıt sahibi olan ülke örnekten devamla Hollanda olduğu için Interpol Genel Sekreterliği (CCF)[3] öncelikle Hollanda ülkesinin bu bilgiyi sizinle paylaşıp paylaşmayacağına dair pozisyonunu tespit edecektir.

Bu arada Interpol Genel Sekreterliği CCF Komisyonu’nun 5 (beş) avukattan oluşan bir komisyon[4] olduğunu belirtmekte fayda vardır. Komisyonun avukatlardan oluşması, konuya hukukçu ve özellikle avukat bakışının etkisini teyit etmektedir.  CCF, Hollanda’nın (yada konu hangi ülkeyle ilgili ise onun Avusturya, Romanya vb.) bu bilgiyi sizinle paylaşıp paylaşmayacağını sorgulaması ile eş zamanlı olarak başvurunuzun kabul edilebilirliğini inceleyecektir. Bu haliyle başvurunun kabul edilebilirlik açısından gerekli şartları taşıması bir ihtiyaçtır. Başvurunun kabul edilmesi halinde, kayıt sahibi ülkenin pozisyonunu da değerlendirip öncelikle başvurunun kabul edildiğine dair bir mesaj iletecektir.


Interpol Genel Sekreterliği Kayit Kontrol Komisyonu 5 avukattan oluşan bağımsız bir komisyondur.

CCF gerekli incelemeler sonrası, ülke güvenliğini korumak, suçu önlemek, soruşturmanın gizliliğini korumak, Interpol Genel Sekreterliğinin veya Komisyonun görevlerini tam olarak yerine getirmesini sağlamak gibi bir takım istisnalar haricinde kişinin Interpol kayıtlarında kaydının bulunup bulunmadığını ve varsa kaydın yapılan itiraz sonrası silinip silinmediğini iletecektir.

Bu cevap “Kayıtlarınızla ilgili bilgi paylaşılamamaktadır” seklinde de olabilir. Böylesi bir durumda ters yorumla  “kayıtlarda bulunuyorsunuz.” anlamı çıkartılabilecektir. Bu durumda ülkemizden ayrılmamak, hangi amaçla olursa olsun yurtdışı seyahat yapmamak faydalı olacaktır.


CFF`ye başvuru sayısı 2005’de 115; 2018’de takriben 1600.

Bu çalışmamızda Interpol ve Schengen (Şengen) Bilgi Sistemlerine erişim haklarınıza sadece ana hatlara değindiğimizden başvuru usullerinin nasıl yapıldığı, hangi belgelerin istendiği, avukatlık vekaletnamesinde bulunması zaruri olan yetkilerin ayrıntısıyla neler olduğu, sözkonusu vekaletin hazırlanmasındaki özellikler, vekaletnamenin şekli ve ayrıca başvurunun hangi dillerde yapılabileceği veya ne kadar zamanda cevap alınabileceği konuları başka bir yazının konusu olabilir.

Interpol CCF`ye başvuru sonrası Hollanda’nın (veya ilgili ülke hangisiyse onun) Interpol üzerinden sözkonusu Türk vatandaşı ile ilgili Kırmızı Bülteni/Difüzyonu iptal ettirdiğimizi varsayarak, Hollanda’nın AB ülkesi olarak Schengen Bilgi Sisteminde hakkınızda ayrıca Avrupa Tutuklama Müzekkeresi çıkartmış olma ihtimali bulunmaktadır.

Tecrübemiz bize bu ihtimalin, neredeyse ihtimal olmaktan çıkıp, kesine yakın olduğunu göstermektedir.


Avrupa Tutuklama Müzekkeresi mi ?

Şimdi Bir de Schengen Bilgi Sistemi Kayıtlarına mı Ulaşmam Gerekiyor ?

Bu İş Titiz Bir Takip Gerektiriyor Anlaşılan…

Gelelim çalışmamızın ikinci bölümüne. Schengen Bilgi Sistemi kayıtlarına erişim hakkımızı nasıl kullanacağız? Ülkemiz Schengen Bölgesinde değil, Türkiye AB üye devleti değil ki? Diğer yandan Türkiye Schengen sorgulama sistemini de kullanmıyor. Üstelik bu sistemle ilgili muhatap ulusal bir mercii de yok, aktif değil.

Anlaşıldığı üzere; Schengen Bilgi Sisteminde ki her türlü kayıt veya tutuklama kararı, ülkemizle olan olay bazında ilgili AB ülkesi tarafından ( Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, İtalya, İspanya, Bulgaristan, Romanya vb.) paylaşılmadığı sürece Schengen Bilgi Sistemi tam anlamıyla ülkemizin kör noktasında kalmaktadır. Bizim kör alan olarak belirttiğimiz bölüm, Türk vatandaşları için uluslararası hukukçular eliyle aşılabilecek bir alan olarak duruyor. Böylesi bir durumda yerel olarak sadece ülkemizde hizmet sunan bir avukatın sistemi işletebilmesi mümkün gözükmemektedir. Çünkü sistem en özetiyle ülkemizden işletilememektedir.

Uluslararası Avukatlık Hizmeti Çözüm İçin Zorunlu İhtiyaçtır.

İzah ettiğimiz sorun ülkemiz ötesinde bir sorundur. Gerek Schengen gerek Interpol çok uluslu yapılanmalardır. Bu gerçek, soruna karşı çözümün de ancak uluslararası bir güçle oluşturulabileceğini teyit etmektedir. Uluslararası düzeyde avukatlık ağı ve sınır ötesinde sunulan avukatlık hizmeti bu noktada önem kazanmaktadır. Bu amaçla bir hukuk bürosu seçiminde sözkonusu hukuk bürosunun dünya genelinde ama Schengen (Avrupa Tutuklama Müzekkeresi) nedeniyle özellikle AB ülkelerindeki avukatlık ağı incelenmeli, sorun yaşanan ülkede hukuki hizmet faaliyetinin olup olmadığı öncelikle tetkik edilmelidir. Yine özellikle iş dünyasında yer alan iş insanları için mahrem/gizli kalması, başkalarınca bilinmesi istenmeyen kayıtlar, iddialar bu süreçte hukukçunuzla paylaşılacağından muhatap hukuk bürosu ve kadrosunun kişisel itibar, sır saklama becerisi ve hizmet talep edilen alanda geçmişi, çalışmaları mutlaka tetkik edilmelidir. Bir hukuk bürosu uluslararası ağı olsa dahi belirtilen süreçlerde tecrübe sahibi mi, değil mi, bunlar mutlaka cevap alınması gereken hususlardır. Nihayetinde detaylı vekalet vereceğiniz avukatınız sizin adınıza alacağı vekalet ile küresel düzeyde ve/veya AB ülkelerindeki avukat meslektaşları ile bir hizmet bütünlüğü oluşturarak hakkınızın kullanılması ve hukuki sorundan arınma sürecini yerine getirebilir.

Schengen Bilgi Sistemindeki verilere erişim hakki her AB ülkesi için farklı bir prosedüre bağlanmıştır. Bu haliyle tek tip bir başvuru prosedürü bulunmamaktadır. Bulgaristan’da bulunan bir avukat, Hollanda’da bulunan bir avukat ile Avusturya’da bulunan bir avukatın başvuru usulleri farklı olabilecektir. Örneği yabancı dil açısından verirsek; Avusturya başvuru şeklini sadece İngilizce ve Almanca dillerinde kabul ederken; Bulgaristan yalnızca Bulgar dilinde (Bulgarca) kabul etmektedir. Bazı ülkeler başvuru ücreti talep ederken, bazı ülkeler ücret talebinde bulunmamaktadır. Ücret talebinde bulunanlar da ise farklı bedeller gündeme gelmektedir. Kimilerine elektronik yollarla başvurulabilirken, kimileri resmi kayıtlı/fiziki ortamdaki dilekçelerle başvuruları kabul etmektedir. Bu gibi usul farklılıkları avukatınız ve avukatınızın işbirliği içindeki ancak her halukarda belirtilen alanda deneyim sahibi avukatlık ofisi (hukuk bürosu) eliyle ilgili ülke takip edileceğinden süreçteki farklılıklar konusunda kaygılanmaya gerek yoktur. Lakin avukatların sözlü açıklama ve iknaları, talep sebeplerini güçlendirmeleri, ek açıklama talebi olursa buna hızlı ve ikna edici geri bildirim yapabilmesi için, konuda muhatabın ne düşündüğünü öngörebilmesi fayda sağlamaktadır.


Yabancı Polis Teşkilatına Başvuru Süreci ve Sonrasında Kişisel Verilerinizin Korunması Önemlidir.

Tekrar örneğimize dönecek olursak, vereceğiniz vekaletnameyle ülkemizdeki hukuk bürosu (yetkili avukat) marifetiyle Hollanda’da veya muhatap ülke hangisi ise (Almanya, Avusturya, Yunanistan vb.) hukuki işbirliği yapılan hukuk bürosu başvurunuzu sizin adınıza doğrudan Hollanda Polis Organizasyonu’na yapacaktır. Başvurunuz ile birlikte avukat Hollanda Veri Koruma Makamı tarafından verilen formu dolduracak ve işlemlerinizi başlatacaktır. Yapılacak inceleme sonucu, yine bir takım istisnalar saklı kalmak üzere Hollanda Schengen Bilgi Sisteminde bulunup bulunmadığınızı olumlu ya da olumsuz bir şekilde 8 (sekiz) hafta içerisinde cevaplayacaktır. Olumsuz cevap genelde kısaca “Şahısla ilgili kayıtlarda bulunan veya kullanılan hiçbir veri paylaşılamamaktadır” şeklinde olacaktır.

Bu tür bir cevapta, ülkemizle paylaşılmamış, bununda ötesinde ülkemizle adli işbirliğine ihtiyaç duyulmamış bir Avrupa tutuklama kararıyla karşılaşmamak için, başvuru adına yapılan kişinin özgürlüğünün korunması ve yasal haklarının özgürlüğünü koruyarak kullanılabilmesi için yurtdışı seyahati yapmadan ülkemizde kalmasında fayda görmekteyiz.


Vize Almış Olmanız, Uluslararası Aranmanız – Tutuklanmanız Olmadığını Göstermez.

Önemli bir ayrıntıya da dikkat çekmekte fayda görmekteyiz. Diyelim ki aynı zamanda Hollanda Konsolosluğuna vize başvurusunda bulundunuz ve Hollanda Schengen Vizenizi onayladı. Bu durumda “vizem onaylandı, demek ki aranmıyorum” şeklinde bir düşünceyle sizi yanıltmasın.

Vize ile anlamınız gereken sadece ülkeye girişi yasaklı şahıslardan olmadığınızdır. Oysaki arama ve tutuklamada adli işlem için zaten vatandaşı talep eden, diğer bir ifadeyle hazır bekleyen bir irade, bir devlet vardır. Bu haliyle kişiye vize verilmesi, vize onayı alınması, aynı kişinin aranmadığı anlamına gelmez, gelmemektedir. Vizesi ile uçtuğunuz Hollanda’da belki de Schiphol Havalimanı’na indiğinizde, kelepçelerle sizi bekleyen polisleri görürseniz şaşırmayın. Neticede onlar da işini yapmaktadır.

Schengen Bilgi Sistemine erişim hakkı noktasında belirttiğimiz üzere her AB üyesi devletin farklı ve özgün başvuru usulleri bulunmaktadır.  Başvurunuz herhangi bir AB ülkesine yapılabilir. Ancak başvuruyu değerlendirecek olan sadece veri girişi yapan ülke tarafından yerine getirilecektir. Örneğimizde arama kararını sisteme Hollanda devleti girmişti. Bu girişi ne aleyhinde giriş yapılan kişi (vatandaşımız) ne de ülkemizdeki emniyet/güvenlik kurumlarının bilmesi mümkün değildir. Biz bu halde başvurumuzu Bulgaristan`a yaptık diyelim. Bulgaristan kaydı sorgulayıp kayıt sahibinin Hollanda devleti (veya hangi devletse kaydı giren) olduğunu gördüğünde, bu halde başvurunuzu Hollanda’ya yapın şeklinde bir cevap dönecektir.

Bu bilgi üzerine Hollanda’da da bulunan ve avukatınızın işbirliği ve yönlendirmesinde avukatlık bürosu hukuki hizmet ve sorunu gidermek gayesiyle devreye girmiş olacaktır. Örneklerden anlaşıldığı üzere sorunu gidermek bir ülkeden ziyade bazen birkaç ülkede hukuki adım atmayı gerektirmektedir. Başvuru ardından sürecin takibi ve sonuçlandırılması gerektirdiği için, sorunu yöneten iradenin uluslararası niteliği dikkate alınarak, çözüm üretecek iradenin, yani vatandaşın haklarını korumak ve işletmek isteyen hukuk bürosunun da çok uluslu bir yapıda ve çok sayıda devlette hizmet verebilmesi bu işin pratiği açısından zorunlu bir ihtiyaçtır. Uluslararası seviyede tutulan adli kayıtlar ve polis (emniyet)  kayıtlarına erişim hakkı, yanlış bilgilerin düzeltilmesi veya ilgili AB ülkesinin adli kararının ne yazık ki, zaman zaman politik saik taşıyabileceği noktalara müdahale edebilmek için kanun ve kurallara uyan vatandaşlarımız açısından son derece önemlidir. İşlemin kendisi ve sebebi analiz edilebilmelidir.


AB Ülkelerinden Birinde Yaptırım, Tüm AB Ülkelerinde Yaptırım Anlamındadır..

Diyelim ki ülkemizde akademik bir personelsiniz ve Fransa`da bir konferansa davet edildiniz. Bu konferans esnasında konferansın konusu dışında da olabilir ancak ülkenizle ilgili bir soru soruldu. Bu soruya kayıtsız kalamadınız ve ülkenizi haklı bir şekilde savunmak için kısa bir cevap verdiğinizi düşünelim. Konferansınız bitti ve ülkemize döndünüz. Fakat arkanızdan Fransa idari makamları (dikkat mutlaka adli makam olması şartı da aranmaz[5]) verdiğiniz cevabı ülkesi menfaati açısından beğenmediğinden, cevabınızı kamu güvenliğine tehdit olarak yorumlayarak sizi Fransa ülkesine girmesi yasaklı şahıs olarak sisteme ekleyebilmektedir.

Bu ekleme ile, artık ikinci bir değerlendirmeye kadar değil Fransa`ya hiçbir AB ülkesine giremezsiniz. Bu kararı da artık başka bir AB ülkesine, iş, eğitim, çalışma veya ziyaret etmeye gittiğinizde o ülkenin kapısından döndürüldüğünüzde – ki umarız böylesi bir hadisenin mağduru olmasınız – fark edeceksiniz. Hiç adil görünmüyor değil mi?

Dolayısıyla makalemizi okurken kendileri hakkında haksız, haberi olmaksızın, savunma hak ve imkânı verilmeden bir şekilde Interpol veya Schengen Bilgi Sistemine kaydedilmiş ve mağdur edilmiş, mağdur edilmesi an meselesi olan şahısların, vatandaşlarımızın haklarını bu ülkenin uluslararası hukuk bilen hukukçuları olarak korumaya çalıştığımızı ifade etmekte fayda görüyoruz. Yoksa uluslararası seviyede ve aynı zamanda ülkemiz tarafından da aranması kabul edilen özellikle insanlığa karşı suçlar vs alanda herhangi bir suçlunun vatandaşımız olsun veya olmasın, hakkı doğal olarak yakalanmak, emniyet güçleri ve adli teşkilat işbirliği neticesinde, nihayetinde mahkemelerce adil bir şekilde yargılanmak olacaktır.


[1] 04.03.2008 tarihli Komisyon Kararı (2008/333/EC) madde 2.14.

[2] European Arrest Warrant ( Avrupa Tutuklama Müzekkeresi)

[3] Commission for the Control of Interpol`s Files            (Interpol Kayitlarini Kontrol Komisyonu)

[4] Fair Trials-Interpol Red Notices and Diffusions -August 2017

[5] REGULATION (EC) No 1987/2006 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 20 December 2006 Article 24 Conditions for issuing alerts on refusal of entry or stay