201604.30
0

FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE YAŞANAN MAĞDURİYETLER VE YILLIK 270 SAAT FAZLA ÇALIŞMA TARTIŞMASI (Av. Hakan HARMANKAYA)

work_overloadHalk arasında mesai ücreti olarak adlandırılan fazla çalışma ücretleri işçilerin en fazla mağdur edildiği alandır. Çalışanlar fazla çalışma ücretlerinin ne denli önemli olduğunu bilmemekte, işlerini kaybetme korkusu ile işverenlerinin fazla çalışma isteklerini geri çevirememekte ve neticesinde hak ettikleri bedelleri alamamaktadır. Bu noktada işverenlerin her zaman daha fazla çalışılmasını istemesi, işçilerin hak aramada yeterli ilgi ve alakayı göstermemeleri uygulamada en büyük sorunlardan birisi olarak ‘fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi’ konusunu karşımıza çıkarmaktadır.

Çalışan ve işveren yapacakları iş sözleşmesi ile iş koşullarınını sözleşmede kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydı ile serbestçe düzenleyebilirler. İş Kanunu’na göre haftalık çalışma süresi aksi kararlaştırılmadıkça 45 saattir. Yine aynı kanuna göre bir işçinin günlük çalışma süresi 11 (onbir) saati geçmemelidir. Gece çalıştırılan işçiler için de 7,5 saati aşan çalışmalar fazla çalışma olarak sayılacaktır. Bu süreleri aşan çalışmalar fazla çalışma olarak adlandırılır.

Bir işçinin haftalık 45 saati aşan çalışmaları fazla çalışma olarak nitelendirilir. Bununla birlikte bir işçi, yılda en fazla 270 saat fazla çalışma yapabilir. Nitekim İş Kanunu’nun 41. maddesine göre ‘Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz’ demektedir.

Bazı işverenler, çalışanları ile aralarında yapmış oldukları iş sözleşmelerinde, 270 saatlik fazla çalışma ücretlerinin aylık maaş içerisinde olduğuna yönelik düzenleme yapmaktadır. Bu husus kanunumuz açısından bir aykırılık teşkil etmezken fazla çalışmaların olup olmadığı işçinin yıllık fazla çalışma süresine göre tespit edilebilecektir. Nitekim bu husus iş sözleşmesinde olabileceği gibi iş sözleşmesinin eki sayılan personel yönetmeliğinde de düzenlenebilir. Belirtmek önemlidir ki bu şekilde bir düzenlemenin iş sözleşmesinde yer alması halinde çalışanın ücretinin asgari ücretin bir miktar üzerinde belirlenmeside zorunludur. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/7792 K. 2012/15535 T.03.05.2012)

Yıllık 270 saatlik fazla çalışma sürelerinin iş sözleşmesinde aylık ücrete dahil olduğu durumlarda dahi çalışan yıllık 270 saati aşan çalışmaları için fazla çalışma ücretlerini işverenden talep edebilmektedir. Yüksek Mahkeme “ İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yılda 90 gün ve 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. O halde işçinin anılan sınırlamaların ötesinde fazla çalışmayı kanıtlaması durumunda fark fazla çalışma ücretinin ödenmesi gerekir.” şeklindeki kararı ile tarafların iş sözleşmesinde 270 saatlik fazla çalışmanın aylık ücrete dahil edilmesini sınırlı olarak uygulanmasına imkan verdiği ve bu şekildeki düzenlemeleri sınırlı olarak kabul ettiği görülmektedir. (Yargıtay 9 Hukuk Dairesi E.2008/939 K.2008/5619 T. 21.3.2008)
Yüksek mahkeme vermis olduğu başka bir kararında fazla mesai için çalışanın izninin olması gerektiğini, bu iznin iş sözleşmesi ile düzenlenmesi halinde sadece sözleşmenin düzenlendiği ilk yıl için kabul edilebileceğini, ilerleyen yıllarda ise Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinin 9. maddesine göre fazla çalışma için işçinin her yıl onayının alınması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 9 Hukuk Dairesi E.2004/17276 K.2004/29157 T.23.12.2004)

Peki 270 saat içerisinde Ulusal Bayramlarda, Resmi Tatillerde ve Genel Tatillerde yapılan fazla çalışmalar dahil edilecek midir? Bu konuya Yüksek Mahkemenin menfi cevap verdiği görülmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi belirtildiği şekliyle bir sözleşme hükmünün sadece fazla çalışma ücreti bakımından ve yılda 270 saatle sınırlı olarak geçerli olduğunu kabul etmiştir. Bu durumda Yargıtay’ın ilgili Dairesi hafta tatili ücreti ile dini-milli bayram tatilleri ve genel tatil ücretlerinin karşılığının temel ücret içinde ödenmesini kabul etmediği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Fazla çalışma (mesai) ücretinin, asıl ücretin içinde belirlendiği sözleşmelerin geçerliliği için;
1. Fazla çalışma ücretinin asıl ücrete dahil olduğuna dair sözleşmelerde açık hüküm bulunması,
2. Fazla çalışma süresinin; günlük en çok çalışma süresi olan 11 saati ve yıllık en çok fazla çalışma süresi olan 270 saati geçmemesi,
3. Fazla çalışma ücretini de içeren ücretin asgari ücretin üzerinde belirlenmesi,
4. Karşılıklı edimler (iş görme-ücret) arasında açık orantısızlık olmaması,
5. Fazla çalışma ücretinin asıl ücrete dahil olduğunun sözleşmelerde açıkça yer alması, zorunludur.

İş sözleşmesi yapılırken çalışan, işverene karşı güçsüz olduğundan, işverenin, çalışan için belirlenen ücrete fazla çalışma ücretinin de dâhil edilmesi şartıyla sözleşmeyi akdetmesi ve bu şekilde işçi iradesini fesada uğratması mümkündür. İşçi ise, böyle bir sözleşmeyi ekonomik sebeplerle ve çaresiz olarak imzalamak durumunda kalabilir. Yasa’nın böyle bir baskı unsurunun kapısını aralayacak şekilde düzenleme yapması kanımızca İş Hukuku uygulamalarına da aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenlerle çalışanların işveren ile yapacakları sözleşmeleri iyi bir şekilde okumaları, düzenlenen hükümler ve sonuçları bakımından profesyonel bir hukuk hizmeti almaları önemlidir. Çalışanların ezilmediği, her daim iş veren ile ortak bir paydanın ve menfaatin buluştuğu çalışma koşullarının düzenlendiği günlere ulaşmamız dileği ile….

Av. Hakan HARMANKAYA
MTN Hukuk Bürosu