202003.21
1

COVİD-19 VİRÜSÜNÜN İCRA İŞLEMLERİNE ETKİSİ : “BORÇLU OL, AMA ALACAKLI OLMA” , Av. Sevcan YALÇIN

COVİD-19 VİRÜSÜNÜN İCRA İŞLEMLERİNE ETKİSİ :  “BORÇLU OL, AMA ALACAKLI OLMA”

                                                                                                                             Av. Sevcan YALÇIN

Covid-19 virüsünün ortaya çıkmasıyla uygulanan tedbirler kapsamında karantinalar, evden çalışma sistemi, seyahat yasakları, bazı ticari işletmelerin geçici kapatılması gibi önlemler ekonomiyi olumsuz etkilemektedir. Virüs ticari hayatı sekteye uğratmaktadır. Virüse bağlı nedenlerle gayet tabi olarak nerdeyse tamamen iş yapamayacak duruma gelen işletmelerin önemli bir kısmının ekonomik anlamda sıkıntıya düşmesi de kaçınılmaz gözükmektedir. Bu durumda borçlunun borcunu ödemekte zorlanacağı, alacaklı da alacağını tahsilde güçlükler yaşayacağı kanısındayız.

Virüsün, ödenemeyen borçlar nedeni ile sayısal olarak artacak icra takiplerine olan etkisinin yanı sıra, bir de açılmış ve devam eden icra takiplerindeki süreli işlemler açısından olumsuz etkileri de olacaktır.


Şu aşamada gerek 21 Mart 2020 tarihinde T.C. Cumhurbaşkanlığı’nca icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına dair kararında gerekse de bugün yani 24.03.2020 Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığınca yayınlanan kararlar kapsamında alınan tedbirler gereğince;


  • İcra Müdürlüklerinde açılacak olan ihtiyati haciz kararları da dahil açılacak takipler (nafaka ve çocuk teslimi hariç) durdurulmuş olup durma kararı süresince infaz edilemeyecektir.

  • Toplum sağlığı nedeni ile adliye dışı haciz işlemleri şu aşamada yerine getirilememektedir. Fiili haciz uygulaması bütünüyle durmuştur.

  • İcra Müdürlüklerinde asgari seviyede personel bulundurmak koşulu ile icra müdürlüklerince borcun borçlu tarafça ödenmek istenmesi durumunda dosyaya paranın alınabilecek, dosyadaki para da alacaklıya bu süreçte ödenebilecektir.

  • İcra dosyasının borç ödenerek kapatılması durumunda borçlunun zarar görmemesi gözetilerek dosyada daha önce konmuş olan haciz ve yakalama şerhleri kaldırılarak, dosyalar sistem üzerinden kapatılabilecektir.

  • İhalesi yapılan tescil işlemlerinin yapılabileceği karara bağlanmış ise de teslim hususu İcra Müdürlüklerinin takdirine bırakılmıştır.

  • Satış günü verilmiş olan mal ve haklara ilişkin olarak satış gününün durdurma dönemine denk gelmesi durumunda, sürenin sonunda yeni satış günü verileceği kararlaştırılmış ve satış ilanlarının ek masraf getirmeyecek şekilde düzenlenmesine özen gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Adli işlemler konusunda yukarıdaki tedbirler alınmış olmakla birlikte, aktif işlem gerektiren icra-i işlemlerin devam etmesi için alınan önlemler yeterli ve eksik olmakla birlikte takip işlemlerinin durdurulmuş olması alacaklılardan ziyade tümüyle borçluların lehine olmuştur.  Bu haliyle icra düzeninde alacaklının korunması bakışı maalesef gözardı edilmiştir.


Her ne kadar Adalet Bakanlığınca yayınlanan kararda dosyaya ödeme yapılması durumunda dosyaya alınacağı alacaklıya da ödeneceği kararlaştırılmış olsa da, icra takip işlem ve sürelerinin durdurulduğunu bilen borçluların bu süre zarfında icra dosyasına para yatırmak isteyeceği pek umulabilecek bir durum değildir. Ödememek için kendisine süre tanınmış borçluların çok önemli bir kısmı, tazyik de olmadığına göre erkenden ödeme adımı atmayacaklardır. Bu nedenle icra işlemlerinin bu süre zarfında atıl kalacağı ortadadır.


İcra işlemleri zincirleme olarak birbirini takip eden işlemlerdir. Bu itibarla süreli ve sıkı takip edilmesi gereklidir. UYAP üzerinden aciliyet gerektiren işlemler için alacaklı tarafça talep gönderilse de taleplerin değerlendirilemeyecek olması alacaklılara geri dönülmez hak kayıpları yaratabilecektir.


Bu süreçlerin tamamen durması ile Nisan 2020 sonu itibari ile icra takip ve işlemlerinde yığılmalar oluşacaktır.  Eğer bir uzatma olmazsa, Mayıs 2020 ve sonrasında icra müdürlüklerince yapılacak olan işlemlerde yığılma nedeni ile aksamalar olacaktır. Yoğunluk nedeni ile süresinde yerine getirilemeyecek ve yeterince değerlendirilemeyecek taleplerin sayısının artması muhtemel olacaktır. Dolayısıyla icra müdürlerinin kararlarına karşı icra mahkemesine başvuru süreçlerin de de bir artış yaşanması bu anlamda gayet olasıdır.


Yine icra-i işlemlerde dosya üzerinden uygulanacak hacizler ve fiili haciz uygulamalarında da günlük periyotlar ( haciz tarihi, hacizde öncelik vb faktörler)  çok önem arz etmektedir. Muhtemel yoğunluk karşısında icra müdürlüklerine ulaşacak taleplerin sayısı fazla olacağından aynı borçlu için farklı alacaklılarca açılmış başka takipler bulunduğu taktirde memurun hangi işlemi öncelediği şansa bırakılmış olmaktadır. Bu noktada talep zamanına göre, müdürlükçe talebin zaman sırasıyla karara bağlanması gerekmektedir. Bu konuda avukatın uygulamanın adil, sıhhatli olup olmadığı yönünde kontrolü zor bir hal almıştır ve alacaktır.


Aynı durum dosya borçlusu veya alacaklısı olmayan, ancak belirli sürelerde icra takip dosyasına beyanda bulunması gereken üçüncü şahıslar için de geçerlidir. Özellikle haciz ihbarnamesi, bilgi talebi gibi yazıları zamanında yerine getirmemenin sorumluluğu düşünüldüğünde icra dosyasında taraf olmayanın da zorluktan nasibini alması mümkündür.


Her ne kadar itiraz süreleri de durmuşsa da söz konusu yazılara işyerinde bulunan mali veya teknik dökümanlar incelenerek cevap verebilecek olanların, işyerinin salgın nedeniyle kapalı olması, uzaktan çalıma sistemine geçilmiş olması nedeniyle ilgili evrakların ilgililere sağlıklı ulaşıp ulaşmadığı, durma kararından sonra ellerine evrak geçen işletmelerin bunları hangi sürede inceleyebileceği ve sürelerin geçip geçmediği gibi bir takım streslere muhatap kalabileceği kanısındayız. Yani işyerine uzun bir ara veren işletmeler açısından bunların unutulma, gözden kaçırılma ihtimali olası bir durumdur.


Keza menkul – gayrimenkul kıymet takdiri işlemleri de, kıymet takdirine konu araçsa araç, konutsa konut fiziki kontrol ihtiyacı ile diğer insanlarla sosyal mesafe bulundurma ihtiyacının çelişmesi nedeniyle yerine getirilemeyecektir. Bu süreçlerde alacaklı, borçlu açısından süreç alışılmış dışında işleyecektir. Satış ilanları verilmiş olan bu araç ve gayrimenkuller açısından durma kararı ile birlikte bu kapsamda daha önce ilanı yapılmış satış işlemleri gerçekleşmeyecektir. Bu durumda yine alacaklı alacağını geç elde etmiş olmasının yanı sıra yeniden satış ilanlarını yaptırmak zorunda kalacak ve ek işlem külfetine maruz kalacaktır.


Yine tahliye işlemlerinin de ertelenmiş olması dikkate alındığında borcunu aylarca ödememiş olan ve tahliye kararı verilen kiracıların da tahliye edilemeyerek kiralanan  yerde daha fazla kirasını ödemeden oturmasına mahal verecek bu da yine alacaklıyı mağdur edecektir. Alacağını alamayanların bir kısmı bir başkasına olan borcunu da ödemeyecek, bir anlamda bana ödenmiyor, ben niye ödüyorum ki psikolojisi artacaktır.


İcra dosyalarının işlemsiz kalması nedeni ile oluşabilecek hak kayıplarına ilişkin olumsuz etkilerin yanı sıra müdürlüklerin fiili haciz işlemlerini de durdurmuş olması, alacaklıların da alacağının tahsilini bir adım daha zorlaştırmıştır. Bu durum da hak kayıplarına neden olacak ve tahsilatları geciktirecektir. Bu süreçte hiçbir borçlunun işyerinde, işletmesinde, evinde haciz tatbiki söz konusu değildir.


Kısacası  ‘’bu dönemde icra işlemleri yönünden ihtiyati haciz ve takiplerin açılışının tamamen durdurulması ve aciliyet gerektiren sürelerin dahi durdurularak işlemlerin yapılamayacak olması her durumdaki alacaklılar yönünden farklı mağduriyetlere sebep olacağı açıktır. Cumhurbaşkanlığınca yayınlanan düzenleme icra dosyaları yönünden eksik ve yeterli olmamakla birlikte Adalet Bakanlığınca da saha sonra yayınlanan karar da biraz daha kapsamlı olmakla birlikte mağduriyetleri engelleyecek donanımda değildir.


Alınan tedbirler daha çok borçluların lehine işler vaziyettedir.  Ekonominin bir nakit akışı dengesi içinde yürümesi gerektiği gerçeği gözardı edilmiştir. Düzenleme nakit akışını dondurmaya hizmet eder haldedir. Özellikle alacaklılar yönünden mağduriyetlere sebep vereceği açıktır.


Müvekkillerinin hak kaybına uğramaması adına, çaba sarf eden avukatların ve icra müdürlüğü personelinin iş yükü virüs sonrası ciddi bir artış gösterecektir. Yapılamayan, biriken işlerin yapılması, iş birikiminin eritilmesi konusunda yoğun bir gündeme her halukarda kavuşacağımızı öngörmekteyiz.