201908.07
0

ARABULUCULUK, DÜNYA’DA BAŞKA BİR BAŞARI AŞAMASINA GEÇTİ. SİNGAPUR ARABULUCULUK SÖZLEŞMESİ (KONVANSİYONU) BUGÜN İMZALANDI. Av. Arb. Umut METİN

ARABULUCULUK, DÜNYA’DA BAŞKA BİR BAŞARI AŞAMASINA GEÇTİ.
SİNGAPUR ARABULUCULUK SÖZLEŞMESİ (KONVANSİYONU) BUGÜN İMZALANDI.
Av. Arb. Umut METİN
Bugün yani 07 Ağustos 2019 günü hukuki uyuşmazlıklarda çözüm açısından tarihi bir dönüm noktasıdır. Singapur’da, “Singapur Arabuluculuk Konvansiyonu” bugün imzalandı. Bu konvansiyon arabuluculuğun sınır ötesi ticari uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığın taraflarının farklı ülkelerde yerleşik olduğu, yabancılarla olan ticari uyuşmazlıklarda, ülke sınırı sorunu yaşanmaksızın, arabuluculuğun global infaz kabiliyeti kazanmasıyla daha yoğun talep göreceğini işaret etmektedir.
Hukuki Uyuşmazlıklarda Çözümünün Adı Bugünden İtibaren ARABULUCULUK’tur.
Bugün yalnızca Uluslararası Ticari Uyuşmazlıklar açısından değil, dünyadaki uyuşmazlık çözüm kültürü için de bir dönüm noktasıdır. Arabuluculuğun uluslararası uyuşmazlıklarda daha çok uygulanmasına neden olacak bir dönüm noktası yaşanmaktadır. Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi (SAS) hukuk alanında özellikle uluslararası ticari nitelikli uyuşmazlıkların çözümü açısından ciddi ve dev bir global adımdır. Global ticari ilişkisi olan iş dünyasının ihtiyacı olanla buluşması sağlanmıştır.
İlk gününde 46 ülke imza etti.
SAS ABD, Çin, Türkiye, Güney Kore, Hindistan, İran gibi kendi bölgelerinde güç ve ekonomik ağırlık sahibi 46 ülke tarafından imzaya açıldığı ilk gün imza edilmiştir. İmzanın ilk gününde 46 ülkenin üzerinde hemfikir olduğu ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğun küresel olarak infaz/icra edilebilir hale gelmesi, hukukun geleceğinde arabuluculuğun daha da önemli bir yere geleceği düşüncemizi teyit etmektedir.
Mahkeme mi? Tahkim mi ? Arabuluculuk mu ?
Uyuşmazlığın niteliği ne olursa olsun, uyuşmazlığın milletlerarası yönü, yabancılık yönü olsun olmasın ticari uyuşmazlıklarda mahkemeye gitmek bugün artık cazip ve ekonomik bir bakış değildir. Diğer bir deyişle mahkeme aslında ilk başvurulması gereken uyuşmazlık çözüm yolu olma gücünü artık kaybetmiştir. Artık alternatifleri vardır, biraz da abartılı bir benzetmeyle boynuz kulağı geçmektedir. Devlet ağırlığı, katı usul kuralları, adliyelerde hakimlerce belirlenen günde hazır bulunma zorunluluğu, yasaların belirlediği şekilde davranma mecbriyeti mahkemelere alternatif çözüm mekanizmaları ihtiyacını arttırmıştır. Diğer taraftan bir kişiye, şirkete karşı açılan dava kazanılsa dahi, karşı tarafı kaybetme gerçeği, davacı-davalı olma psikolojisi önemli küslük ve ticari kayıplara neden olmaktadır. Özellikle ticari sırların ve gizli kalması gereken sözleşmelerin mahkemelerde tartışılması, yani şirket özelinin kamuya mal olması önemli bir ticari handikaptır. Gizlilik ile korunanın bazen bir şirketin stratejisi, bazen finansal durumu, bazen rekabet stratejisi olduğu gözetilirse, sağlıklı bir iş insanının ve bizzat şirketlerin mahkemelerin belirtilen dezavantajları nedeniyle, mahkeme sever bir yaklaşım içinde olmaması basiretli tacir olmanın da gereğidir.
Tahkimde ise, tarafsız bir üçüncü kişinin veya heyetin hakem olarak uyuşmazlık çözmesi yöntemi sözkonusudur. Lakin tahkim de pahalı ve yine belirli şekil kurallarına tabidir. Özellikle kurumsal tahkimde bu özellilkler artış göstermektedir. Tahkim sürecinin de, hakim yerine işinin ehillerince yapılan yargılama haline dönüştüğü somut gerçekliktir. Özellikle milletlerarası uyuşmazlıklarda, tahkim oturum yerinin genelde dünyada Londra, Zürih gibi belirli bazı merkezler olmaktadır. Tahkim mahkemeye kıyasla özellikle kompleks konularda başvurulabilecek bir yöntemdir. Ancak tahkim meşakkatli de bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Hızlandırılmış tahkim uygulaması (fast track arbitration) dahi, hakem heyetinin kuruluşu, taraf hazırlıkları, toplantı vs derken istisnalar dışında, uyuşmazlıklar tahkim hakemlerince de genel olarak kısa sürede bir neticeye bağlanamamaktadır.
Arabuluculuk ise mahkeme ve tahkime kıyasla, gizli, hızlı, cazip ve ekonomiktir. Bir başkası karar vermez, taraflar konuşur ve menfaatlerine uygun ise anlaşma sağlanır. Tarflar kararını kendisi verir. Bu haliyle tarafların farklı bakınca çözüm üretbileceklerini göredebildikleri bir süreçtir. Arabulucu hakim ve hakemden farklı olarak, anlaşma önerisinde bulunabilir ancak taraflara bir karar empoze edemez. Arabulucu yargılamaz, suçlamaz. Arabulucu kanundaki çözümler ile sınırlı değildir, çözüm açısından zengindir. Kanunda sayılan sınırlı çözümler değil, sınırsız olasılıkla çözüm konusunda arabulucu anlaşma üretilebilir. Arabuluculuk mahkeme veya tahkim öncesi kullanılabilir, ilişkileri onaran ve hatta güçlendiren stresten uzak bir yöntemdir. Arabuluculuk toplantısında hukuk kuralları tartışılmaz, toplantıda bulunan rahat ifade imkanına sahiptir. Tarafların tarafların birbirini dinlemesine, anlamasına ve uzlaşmasına arabulucu imkan verir.
Bu haliyle bir sıralama yapacak olursak, sağladığı fayda ve avantajların fazlalılığı ile ARABULUCULUK mahkeme veta tahkim öncesi başvurulması halinde yüksek anlaşma oranları sağlandığı da görülen sağlıklı bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabuluculukta kayıp yaşanmaz, anlaşamayan tahkimse tahkim, mahkeme ise mahkemeye başvurma hak ve imkanını kaybetmez.
Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi neden uluslararası ticari uyuşmazlıklarda bir dönüm noktasıdır?
Daha önce imza edilmiş olan ve tahkim açısından kritik değerdeki Newyork Sözleşmesi ile tahkim (hakem) kararları sınır aşan uyuşmazlıklarda icra/infaz edilebilir kılınmıştır. Taraflardan biri tahkim heyeti tarafından bir karar verildiğini bilmekle, yeni bir hakem veya mahkeme kararına ihtiyaç olmaksızın kararın Newyork Sözleşmesi’ne taraf olan diğer ülkelerde uygulanması da mümkün kılındı. Böylelikle tahkim global uyuşmazlıklarda kullanılan iyi bir alternatif çözümü haline zaten geçmişte gelmişti. Günümüz öncesi hukuki ihtiyaçlar açısından Newyork Sözleşmesi de oldukça önemli bir adımdır. Bu haliyle tahkim ve Newyork Sözleşmesi konusundaki küresel tecrübenin uluslararası ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk için bir tecrübe yarattığını söylemek yanlış olmaz.
Arabuluculukta ise tahkimin sahip olduğu tenfiz/infaz edilebilme imkanı devletlerce imza edilmiş uluslararası bir sözleşme ile bugüne kadar kabul edilmemişti. Bu nedenle, icra/infaz kabiliyeti kazandırmak için bazı hallerde arabuluculuk anlaşmaları sanki bir tahkim (hakem) kararı imiş gibi kaleme dahi alınırdı. Arabuluculukla, bir uyuşmazlığı geride bırakmak için, tarafların arabulucu huzurunda üzerinde anlaştığı konuların yerine de getirilmesi gerekir. İşte farklı üllkelerde yer alan tarafların, arabuluculuk anlaşmasına rağmen, anlaşma sonucunu yerine getirmemesi riski Singapur Sözleşmesi ile ortadan kalkmıştır. Arabuluculuğun sınır ötesinde infazı için tenfiz süreci dışında, herhangi bir yargılama yapılmadan arabuluculuk anlaşması infaz edilebilir kılınmıştır.
Örneğin; Hindistan’daki bir şirket, Türkiye’deki bir Türk şirket ile uyuşmazlık yaşar, Hindistan’daki şirket Türk şirkete belirli bir parayı bir Türk arabulucu huzurunda ödemeyi kabul ederse, bu anlaşma da arabuluculuk anlaşması haline gelirse, artık Türk şirket alacağını tahsil için Hindistan’da ayrı uzun bir yargılama veya tahkim kararına ihtiyaç olmaksızın alacağını tahsil etme imkanına doğrudan kavuşmaktadır. Yani elinde mahkeme kararı olan tarafın izleyeceği yol ile aynı şekilde, tenfiz yoluyla arabuluculuk anlaşması Hinditan’da da infaz edilebilecektir.
Dünya Genelinde Hukukta Gelecek Arabuluculuk’tur.
Arabuluculuk anlaşmalarına, özellikle uluslararası ticari uyuşmazlıklar açısından bu şekilde sınır ötesi icra/infaz gücü verilmesinin SAS ile kabulü, arabuluculuğun az uygulandığı ülkelerde dahi arabuluculuğun daha çok kabulü için bir neden haline gelmiştir. Tahkimde var olan sınır ötesinde infaz edilebilirliğin, arabuluculukta olmaması bugüne kadar bir eksiklikti ve bu eksiklik SİNGAPUR ARABULUCULUK SÖZLEŞMESİ ile giderilmiş oldu.
Bu haliyle, arabuluculuk için gelecek 07 Ağustos’dan itibaren eskisinden çok daha güzel olacaktır.